Uçuç Böceği - Blogcu


Uçuç Böceği

  • 30/9/2007 - www.tuttosuzeya.blogspot.com
  • En sonunda ben de taşınmaya karar verdim. Blogcunun bitmez tükenmez arızalarına daha dayanabilirdim ama hiç bir yerde neler olduğuna dair bir açıklama bulamadım. Bu hizmet ücretsiz olsada bir açıklama yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Yeni yerimin daha iyi veya daha kötü olduğunu bilmiyorum. Sonuçta deneyeceğim ve göreceğim. Baktım beğenmedim buraya geri dönerim.

     

    Bu sayfayı bırakmanın bu kadar zor  olacağını düşünmemiştim. Yeni evimde görüşmek üzere...

     

    www.tuttosuzeya.blogspot.com

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 28/9/2007 - Laleninbahçesi,Ebrucuk,Zeya ve Zuz
  •  

    Dün akşam meşhur buluşmamızı gerçekleştirdik. Önce Ebruyla kırmızı karanfile gerek kalmadan birbirimizi tanıdık. Beraber birşeyler atıştırdıktan sonra Lale ile buluşmaya (Lale yazıyorum Ebru kızmasın diye:):)) Capitol'e doğru yola çıktık. Benim yol iz bilmez ama araba kullanır durumumda bir süre Capitol'ü gördük ama ulaşamadık. Hatta bir ara Çamlıca'ya doğru uzanıp Ebru'ya panoromik bir şehir turu yaptıracaktım. Neyseki bir kaç manevrayla Capitolü ve Lale'yi bulduk.

    Blogcularla buluşmak çok garip herşeyini bildiğiniz bir insanı yüzyüze ilk defa görmek çok değişik ama çok da keyifli.Lale'nin deyimiyle hiç görmediğiniz sesini bile bilmediğiniz birinin akşam evde ne yemek pişirdiğini biliyorsun. Ebru da Lale de tamamen yazdıkları gibiler.Artık yazılarını onların seslerinden okuyabilirim.Hatta Ebru'nun el kol hareketlerini bile görebilirim. Sanki birbirimizi yıllardır tanıyormuş gibiydik. Kahkahalar hiç eksik olmadı.Blogcu dedikoduları yaptık, herkesin kulaklarını çınlattık. Bol bol güldük sonra gecenin bir vakti Zuz'un israrları ile onunla buluşmaya gittik.Zuz'u Lale'nin yazılarından biliyorduk zaten.Çay içtik sohbet ettik. Uzun zamandır bu kadar keyifli zaman geçirmemiştim. Bloglar hakkında ve arkadaş listeleri hakkında yeni bilgiler edindim. Ben ne yüzsüzmüşüm di mi?? :):) Şimdi en büyük dileğim Ebru'nun İstanbul'da iş bulması ve artık İstanbullu olması.Gecenin sonunda resim çekmiştik eve gidince bu yazıya ekleyeceğim.

    Akşam eve gelip yattım.Gece üçte migren kriziyle uyandım.Neyseki 2 -3 saat sürdü bitti. Böylece migrenin keyfim yokken ortaya çıktığı gerçeği de yalanlanmış oldu. Aslında ben ağırlaşan göz kapaklarımdan anlamalıydım gece boyunca ama yorgunluk diye düşündüm. Gerçekte benim göz kapaklarım yarım değil onu da aradan hatırlatayım :):) Harika akşam için teşekkürler. Yine görüşelim.

    Yorum ( 9 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/9/2007 - Çanta içi sobesi
  •  

     

     

    Çanta içi sobesi

     

    1)Ayyakkabılı Cüzdanım Madridden çinli dükkandan almıştım. Eğer vazgeçersem kadınsı bir cüzdan alacağım.

     

    2)Her çantada olmazsa olmaz bir şal. Benim ne zaman üşüyeceğim hiç belli olmaz.

     

    3)Puca dudak parlatıcısı. Çocuk reyonundan aldım :):)

     

    4)Lens nedeniyle yuvarlak aynam ve güneş gözlüklerim.

     

    5)Puantiyeli bozuk para çantası. Öyle küçük durduğuna bakmayın yürüyüşlerde belli başlı çanta görevinde içine cep teli bile sığıyor. Cep telim genelde çantada olmadığı için bu resimde unutuldu.

     

    6)Mavi melekli kartvizitlik. Merak etmeyin iş toplantıları için ciddi bir modeli de var.

     

    7)Siyah pembe ajandam. Ona arada farklı defterler eşlik ediyor.

     

    8)Kırmızı makyaj çantası yedek lenslere, siyah kaleme ve migren ilaçlarına ev sahipliği yapıyor.

     

    Genelde yukardaki takıma ev iş araba anahtarlareı ve garaj kumandaları eşlik ediyor.Çantada anahtar aramaa molası her gün kapı önlerinde veriliyor haliyle.

     

    Moonsun 'dan gelen sobeyi biraz geç görsem de yerine getirdim. Eğer hala yapmayan varsa sobeeeee....

    Yorum ( 5 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 26/9/2007 - Zeya'yı bu kadar hamarat görmediniz!
  •  

     

     

     

    Yaşasın blogcu düzelmiş. Bir an tüm yazıları kaybettiğimi düşünmeye başlamıştım. Hatta bloggera taşınmaya çalışırken YAP blogunu silip üzerine buraya benzemeye çalışan bir blog yapmak ve bunu fark edip delirmek. Ayy herşeyi eski haline sokana kadar canım çıktı. Artık YAP eski haline döndü ama yorumlar ve anket oyları kayboldu. Zeya blogu ben blogger'ı çözene kadar burada kalacak. Tabi blogcum canım benim izin verirse.

     Sizlerle görüşmeyeli ben pek hamarat oldum. Her akşam yalnız başıma bile olsam cici sofralar kurdum yemekler pişirdim.(Yukardaki kırmızı sofrada görünen Uğurböcekli amerikan servisi Denise İtalya'dan getirmiş. Tam benlik bir şey) Yeni denemeler yaptım ve dün akşam evde kekikli grisini bile yaptım. Kendim de inanamadım. Yapılışını anlatayım kendimi yemek blogcuları gibi hissedeyim bir günlüğüne :)

    Internette okuduğum ama not almadığım bir tarif üzerinden yola çıktım.Tarifte 200 gr un 150 gr margarin diyordu. Ben sağlıklı olsun diye 1 bardak un 1 yemek kaşığı zeytin yağı ve hamuru sert kıvama getirecek kadar su kullandım. Yaklaşık bir kahve fincanı. Hamur olunca Altınoluk'tan aldığım limonlu kekik'i hamura karıştırdım. Kalem şekiller yapıp fırına koydum. 200 derece fazla geldi 180'de 15 dakika daha iyi olacaktı. Yanmaya 2 kala çıkardım fırından. Tadı süper oldu bütün ev limonlu kekik koktu. Ben de durup durup kendimi takdir ettim.

    Vedat bu konuda yine bombasını patlattı. Telefonda ben evde grisini yapıyorum müjdesini verdiğimde İyi bişey mi diye sordu :):):)

    Eğer blogcu izin verirse fotoları ekleyip bir günlüğüne tam bir yemek blogu gibi davranacağım.  

    Yap blogu ile uğraşırken uzun zamandır aldığım notları karıştırırken ve bazılarını deneme amaçlı uygularken harika bir sonbahar geçiriyorum. Keşke hep böyle hissedebilsem...

     

    Yorum ( 7 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 21/9/2007 - Davulcu,diyet ve kış özlemi
  • Dün gece davulcu bizim mahallede atağa kalktı. Her apartmanın önünde dans ede bağıra en az 10 dakika çaldı. Mahalleden birisi bahşişin ucunu kaçırdı sanırım. Gece davul sesiyle uyanınca acayip tırsıyorum. Davul sesi olduğunu anlamam uzun sürüyor. Dün gece bu kadar uzun sürünce çeşitli senaryolar yazdım.

    Bir mahalle efsanesine göre geçen yıllarda davulcu özel istek üzerine  bir apartmanın içine girip orada çalmış.mİllet neye uğradığını şaşırmış. Ben de abimlere  sahur vakti böyle bir jest yapacağım.

    Ramazan başında kilo almamak için diyetisyene gitmiştim. Bugün 2. kontrolümde amacım kilomu koruma olmasına rağmen 1 kilo verdiğimi gördüm. Sevindim haliyle.

    Hafta sonu kışla geldi. Hava birden değişince ben ne kıyafet giyeceğimi şaşırdım. Kışın ben ne giyerdim unutmuşum. Sabah aval aval dolaba baktım kaldım.

    Kış yüzünü gösterdi ya ben kar yağmasını, sıcak kakao içmeyi, şapka atkı eldiven takmayı, elimdeki kahve ile ısınıp sokakta yürümeyi, çizme giymeyi özledim. Yazın pabucunu dama attım bile. Yaşasın kış.

    Yorum ( 8 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Bir kırmızı uğurböceğinin oradan buraya uçarken antenine takılanlar...

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Linkler

  • Firenze Dil Merkezi
  • Power Plate
  • Real Turkiye
  • Eda Suner
  • Aslicin
  • Şebnem
  • Modatrendenin
  • Ayşe
  • Devin
  • Kevgir
  • Moonsun11
  • Y.A.P.
  • Büyüleyen Mutfak Kokusu

    Arkadaşlarım

  • Desertwind
  • ruzgarlisokak
  • mutfaksolisti
  • laleninbahcesi
  • firenze
  • mitsuko
  • ebrucuk
  • handeelibir
  • evfikirleri
  • guzela
  • mavianne
  • ebus2006
  • metehandan
  • nurdanacar
  • 4xmevsim
  • misss
  • sfelsefeci
  • buyuleyenmutfakkokusu
  • esraninkanavasi1
  • canokurban
  • dilara45
  • karamelasepeti
  • Sayfa: 1 - Toplam: 61
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa